30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
-
Divinecaroline.com adlı site 30 yaşından önce okunması gerken 30 kitabı seçti.
‘Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’ – George Orwell Kitapta devlet-vatandaş ilişkisi ve uygulanan taktiklerin ele alındığı distopik bir dünya düzeni anlatılıyor. 1984, öngörüsüyle de edebiyat tarihinin en önemli kitapları arasında yer alıyor. -
2
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Otomatik Portakal’ – Anthony Burgess Eserde 1960’lı yıllardaki değişim ve modernleşme devresi, ve bireylerin özgürlüğü konu alınıyor. Nedensiz şiddeti en iyi anlatan eserlerin başında gelen ‘Otomatik Portakal’ sinemaya da dahi yönetmen Stanley Kubrick tarafından uyarlandı. -
3
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Yüzüklerin Efendisi’ – J.R.R. Tolkien 20’nci yüzyılda yazılmış en iyi ve etkileyici kurgusal edebiyat örneklerinden biri olan ‘Yüzüklerin Efendisi’ Tolkien’ın en ünlü eseri… Sinemaya da görkemli bir şekilde uyarlanan eser en büyük başyapıtlardan biri. -
4
YAZI ARASI REKLAM ALANI30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Bülbülü Öldürmek’- Harper Lee Kitapta mahkeme tarafından ırza geçme suçuyla yargılanan siyah bir insanın savunmasını ve küçük bir kentte inanç ve vicdanla ilgili hükümlerin nasıl verildiği ele alınıyor. -
5
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Çanlar Kimin İçin Çalıyor’ – Ernest Hemingway Kitapta, İspanya’daki iç savaç sırasında gerillalar arasında yer alan ABD’li bir profesörün savaşa bakışı ele alınıyor. -
6
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Savaş ve Barış’ – Lev Tolstoy Napolyon döneminde Rusya ve Fransa arasındaki savaş, saraydaki yaşam ve yaşadıkları değişimleri anlatıyor. tolstoy2un en bilinen eserlerinden. -
7
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘İnsan Hakları’ – Thomas Paine Paine, Edmunt Burke’ün ‘Fransız Devrimi’ne Karşı Tepkiler’ kitabına tepki olarak yazdığı kitap ‘İnsan Hakları’ teriminin muhtemelen ilk kez kullanıldığı eser olarak biliniyor. -
8
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Toplum Sözleşmesi’ – Jean Jacques Rousseau Rousseau, kitabında bireyin özgürlüğünü zedelemeden ahlaksal erdemini yükseltecek bir toplum modelini öneriyor. -
9
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Yüzyıllık Yalnızlık’ – Gabriel Garcia Marquez Nobel Ödülü alan kitapta Marquez, çocukluğunda kendisini etkileyen hayata dair herşeyi kültürel tarihle bir araya getirerek aktarmıştır. -
10
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
Yazıldığı günden şu ana kadar tartışılmaya devam eden ‘Türlerin Kökeni’, doğal hayata toplumun bakışını değiştirmesinde belirleyici bir faktör oldu. -
11
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Siddhartha’ – Hermann Hesse Kitap, hayatta elde edilen tecrübelerinin önemini vurguluyor. -
12
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘The Wisdom of the Desert’ -
13
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Kıvılcım Anı’ – Malcolm Gladwell Gladwell, kitabında küçük bir düşüncenin, ya da üretim kavramının nasıl gelişerek büyük global-sosyal değişikliklere yol açtığını inceliyor. -
14
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Söğüt Ağaçlarındaki Rüzgar’ – Kenneth Graham En başarılı çocuk kitaplarından birisi sayılan kitap hayatta küçük şeylerle memnun olmanın önemini serüvenli ve mistik öğelerle anlatıyor. -
15
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
Askeri strateji konusundan yazılmış en eski kitaplardan biri olan eser aynı zamanda ekonomik ve genel strateji konusunda en iyi yazılmış kitaplardan birisi… -
16
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘David Copperfield’ – Charles Dickens Dickens, romanda 1800’lü yıllarda İngiltere’nin ekonomik ve sosyal durumunu samimi bir dille anlatmış… -
17
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Four Quartets’ – T.S. Eliot -
18
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Madde 22’ – Joseph Heller Heller’in başyapıtı olan kitap, bir savaş romanı ancak savaşın gereksizliği, savaş döneminde acımasızlaşan iktidarları gözler önüne seriyor. -
19
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Muhteşem Gatsby’ – F.Scott Fitzgerald İlk basımı 1925’te yapılan kitapta yazar 1920’lerdeki ekonomik durumu ve Birinci Dünya Savaşı’nı konu almıştır. -
20
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Çavdar Tarlasında Çocuklar’ – J.D. Salinger Basıldığı dönemde müstehcen içeriğiyle dikkat çeken ve ABD’de yasaklanan kitapta bir çocuğun okuldan atılmasıyla yaşadığı olaylar anlatılıyor. -
21
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Suç ve Ceza’ – Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Dostoyevski’nin yazdığı ikinci uzun roman olan kitap, çağdaşlaşma sürecindeki Rusya’yı ve öğrenci Raskalnikov’un yaşadıklarını anlatıyor. Sadece edebiyat tarihini değil, sinemayı, felsefeyi, popüler kültürü en fazla etkileyen eserlerden. -
22
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Prens’ – Niccolo Machiavelli Rönesans dönemini etkileyen yapıt, yazarın politika hakkındaki incelemelerini içeriyor. -
23
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Doğal Yaşam ve Başkaldırı’ – Henry David Thoreau Yazar, Walden Gölü kıyısına bir kulübe yaparak doğayı gözlemleyerek yaptığı incelemeleri, günlüğü kitaplaştırdı. -
24
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Devlet’ – Platon Platon, eserinde ideal devletin nasıl olması gerektiği üzerine görüşlerini belirtiyor. -
25
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Lolita’ – Vladimir Nabokov Romanda bir profesörün, ergenlik dönemindeki üvey kızına olan tutkusunu anlatıyor. Zamanında büyük tepki toplayan ve sansürlenen eser, Stanley Kubrick tarafından beyazperdeye de uyarlandı. -
26
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘İş Bitirici’ David Allen İşletme danışmanı olan Allen, stressiz bir çalışma hayatının yolunu ve iş hayatında kişisel yaşamda verimliliğin artması için önerilerde bulunuyor. -
27
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı’ – Dale Carneige İlk basımı 1937’de yapılan kitap, insanların kendilerini diğer insanlara sevdirebilmesi, fikir birliğine varma gibi konularda yol gösteriyor. -
28
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Sineklerin Tanrısı’ – William Golding Nobel ödüllü William Golding’in romanında, insanın kökeninde olan vahşiliğe dikkat çekerek, ıssız bir adaya düşen gençlerin hikayesini anlatıyor. -
29
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Gazap Üzümleri’ – John Steinbeck Eseriyle Pulitzer ödülü kazanan, Steinbeck romanında ABD’de yaşanan büyük bunalım dönemini anlatıyor. Kitap, sinemaya da John ford tarafından uyarlandı. -
30
30 yaşına gelmeden okunması gereken 30 kitap
‘Usta ile Margarita’ – Mihail Bulgakov Roman için 10 sene çalışmalarını sürdüren Bulgakov, fantastik bir kurguyla toplumsal eleştirilerini belirtmiş…
1. “Dava” (1925) Franz Kafka

Kafka Dava’da suçu yalnızca bir eylem olarak tanımlamayıp zanlının “kötü niyeti”yle de ilişkilendiren ve suçtan çok suçluya odaklanan absürd bir hukuk sistemi paradigması inşa eder. Kuramsal olarak ortada yasadışı bir eylem olmaksızın suçu mümkün kılan bir sistemdir bu. Ancak Kafka suç, sorumluluk ve özgürlük üzerine yazarken bir sistem ya da doktrin ortaya koymaz, çözüm önermez. Okuru ister istemez içine çeken bu karanlık dünya tasavvurunun tartışmaya açık olmayan tek bir özelliği varsa, o da müphemliğidir.
2. “Karamazov Kardeşler” (1880) Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

3. “Ulysses” (1922) James Joyce

4. “Savaş ve Barış” (1869) Lev Nikolayeviç Tolstoy

Roman aynı zamanda Dünya Edebiyatı’nın en önemli tarihî romanlarından biridir.
5. “Veba” (1947) Albert Camus

Kitapta yapılan analojilerin en önemlisi tüm Avrupa’ya adeta kara bir veba gibi yayılan Naziler’in Fransa‘yı işgalidir.
Camus “Saçma” felsefesini bu yapıtta da geliştirmeye devam eder. Varoluşun saçmalığına karşı, yine de umutlu olmayı, mücadele etmeyi ve hayata anlam katmayı önerir.
6. “Bulantı” (1938) Jean-Paul Sartre

“Günlük” biçiminde yazılan kitapta güçlü bir bireyci ve toplum karşıtı görüş ortaya koymuş; kendi felsefesinin temel öğelerini bu kitapta anlatmış ve kitabın başarısıyla büyük bir şöhret sahibi olmuştur.
7. “1984” (1949) George Orwell

Kitap komünizm ve faşizm gibi totaliter rejimlerin sağlam bir eleştirisidir. Roman daha sonra çok ünlenecek olan “Büyük Birader” gibi kavramları da içermektedir.
Sadece distopya veya felsefî roman türünün en başarılı örneklerinden biri değil, genel anlamda en başarılı roman örneklerinden de biridir…
8. “Ölü Canlar” (1842) Nikolay Vasilyeviç Gogol

Gogol, hayranı olduğu Puşkin’in önerisiyle yazdığı Ölü Canlar’da dönemin Rusya’sını kitabın kahramanı Çiçikov üzerinden anlatır. Zengin olma hayaliyle yanıp tutuşan Çiçikov kendisine kurnazca bir yol bulmuştur: Kasaba kasaba dolaşıp toprak sahiplerinin ölü kölelerini kâğıt üzerinde satın alarak “itibar sahibi bir beyefendi” olmak…
9. “Deniz Feneri” (1927) Virginia Woolf

Kocasına hayran güzel Mrs. Ramsay, ressam olmak isteyen, yaşı geçkin bekâr Lily, züğürt Tansley, eşiyle çocuklarına duyarsız davranan bencil Mr. Ramsay, Deniz Feneri’nin öne çıkan figürleri. Bu kişilerin karakterlerini ele veren iç monologlarıyla gelişen roman, adanın açıklarındaki deniz fenerine yapılacak gezinin ve Lily’nin elinden çıkacak Mrs. Ramsay tablosunun izleğinde ilerliyor. Woolf’un şiirsel metni adanın seslerini ve görünümleri okura taşırken, I. Dünya Savaşı öncesi İngiltere‘sinin geleneksel aile yaşamının felsefi ama son derece özel portresini de çiziyor.
Deniz Feneri, Woolf’un kendi çocukluğuyla uzlaşması olduğu kadar yirminci yüzyıl başlarında kadının toplumdaki yerini, evlenmenin kadın yaşamındaki rolünü, kadının hayatta evlilik dışında anlamlı bir hayatı olup olamayacağını derinlemesine irdeleyen, feminist sorunlar üzerine eğilen bir roman.
10. “Madam Bovary” (1856) Gustave Flaubert

Vasat bir doktorla evlendikten sonra boğucu taşra yaşamı içinde sıkışıp kalan genç ve güzel Madam Bovary, mutsuzluğu bir kader olarak kabul etmeye razı olmaz. Büyük hayalleri, hayattan büyük beklentileri vardır; okuduğu romanlardaki tutkunun ve romantik fantezilerin özlemiyle yaşar ve aradığı ideal aşkı bulmak için çıktığı yolda hiçbir fedakârlıktan kaçınmaz.
Madam Bovary’nin bu mücadelesini ve sürüklendiği çıkmazı anlatan roman, tutkulu bir hikâyenin gerisinde evlilik, cinsellik ve zenginlik kavramlarını sorguluyor.
11. “Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı”, (1974) Robert M. Pirsig

12. “Körlük” (1995) José Saramago

Jose Saramago, bu çarpıcı romanında körlük olgusunu bir metafor olarak kullanmış, basit imgelere, sıradan sözcük oyunlarına başvurmadan, yoğun bir anlatımla, anlatıcının ve kahramanların konuşmalarını ortaklaşa bir monologa dönüştürerek, kurgunun evrenselleşebilmesi açısından kişilere ad vermeksizin liberal demokrasinin insanları sürüklediği sağlıksız ortamı olağanüstü bir ustalıkla yaratmıştır.
13. “Cesur Yeni Dünya” (1932) Aldous Huxley

İlk etapta ütopya gibi görülecek bu durum ancak bir çok insanî değerin yok edilmesiyle mümkün olmuştur…
14. “Oblomov” (1859) Ivan Gonçarov

Ne Raskolnikov ne Prens Andrey, eski Rus insanını, hatta bugün Doğuluları Oblomov kadar güçlü biçimde ortaya koyamamıştır. Doğu, belki de ilk kez Ivan Gonçarov’un bu büyük eserinde kendi kendini tanımaya, Batı’dan farklı olduğunu anlamaya çalışmıştır.
15. “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği” (1984) Milan Kundera

Kundera’nın kendi sözleriyle insan hayatını araştıran bir yapıt “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği”.
16. “Huzursuzluğun Kitabı” (1982) Fernando Pessoa

“Huzursuzluğun Kitabı” Bernardo Soares isimli kurmaca kimlik imzasıyla yazılmıştır.
Yapıt klasik roman kalıbına uymamakla beraber, roman olarak düşünebilecek bir anlatı olarak görülebilir. Ancak bir günce, bir deneme olarak da okunabilir…
17. “Kayboluş”, (1969) Georges Perec

Ama daima yaptığı gibi, hüznünü coşkulu bir mizahla sarıp sarmalayarak, acı olanı gülünç, anlamsız olanı kurgusal kılarak, sıkıntılarından oyunlar çıkararak açığa vurur bu boşluğu. Bu paradoksal yaklaşım baştan sona romana sinmiştir. Bir açıdan has yazından yana olanların tad alacağı bir yazınsal oyundur bu yapıt, bir başka açıdan hoş bir fantastik komplo öyküsüdür
18. “Sineklerin Tanrısı” (1954) William Golding

19. “Körleşme” (1935) Elias Canetti

Çoktandır kendi fildişi kulesine çekilmiş bir aydının trajedisinde cisimleşen Körleşme, insanoğlunun kendi eliyle kurduğu, sonra da kendisine yabancılaşmış, düşman kesilmiş bulduğu dış çevreyi, son derece özgün bir biçimde ve en uçta sayılabilecek araçlarla tasvir etmeyi başarıyor.
İnsanın gerçeklik karşısında ne ölçüde körleşebileceğini, her dönemde ve her toplumda rastlanabilen “aymaz” aydın karakterinde ustalıkla yansıtan Canetti, düşünce ile gerçeklik arasındaki kopuşun hikâyesini anlatırken yarattığı dehşet atmosferiyle okuru derinden sarsıyor.
20. “Yüzyıllık Yalnızlık” (1967) Gabriel García Márquez

Yüzyıllık Yalnızlık’ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım, ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı. Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü olağan şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. Yüzyıllık Yalnızlık’ı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım. Bu romanı dikkat ve keyifle okuyan, hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım, kitabımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız.”
21. “Kara Kitap” (1990) Orhan Pamuk

22. ” Buddenbrooklar – Bir Ailenin Çöküşü” (1901) Thomas Mann

Mann’ın 1900 yılında, 25 yaşında kaleme aldığı roman, Kuzey Almanya‘da yaşayan zengin bir burjuva ailenin ve aile ticarethanesinin birkaç kuşak boyunca geçirdiği değişimi ele alır. Buddenbrooklar, modern yaşama ayak uyduramayan saygın bir ailenin çöküşünün öyküsüdür: Doğumlar, evlenmeler, boşanmalar, ölümler, başarılar, başarısızlıklar…
23. “Tutunamayanlar” (1971 – 72) Oğuz Atay

Oğuz Atay’ın yapıtı Türk edebiyatında modernist romanın zirvesi ve postmodernist romanın kaynağı olarak çok önemli bir yer tutuyor. Romanın müthiş dili, gözlem ve anlatı derinliği, kara mizahı kendinden sonra gelen birçok yazar ve okur üzerinde iz bıraktı. “Tutunamayanlar” hâlâ Türkiye’ye ayna tutmaya ve ilham vermeye devam ediyor…
24. “Siddhartha” (1922) Hermann Hesse

Gerçek bilgiye ulaşmak için babasının uzun süreli direnişine aldırmayarak sarayını, gençliğini ve ailesini geride bırakarak ormanlara çekilir.
Gezgin bir dilenci olarak yaşamını sürdürdüğü uzun bir dönemin ardından Buda ile karşılaşır ve aralarında uzunca bir sohbet geçer. Buda ona, Budizm’in yapısını ve felsefi derinliğini anlatır ve Siddhartha hayatında yeni bir yola girer…
25. Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1961) Ahmet Hamdi Tanpınar

Türk edebiyatının ilk modernist yazarı Tanpınar, sadece bir romancı olarak değil, aynı zamanda bir edebiyat tarihçisi ve hatta bir “düşünür” olarak entelektüel dünyamıza ciddi katkı verdi.
Türk kültürünün 200 yıllık meselesi olan Doğu-Batı çelişkisi üzerine müthiş bir alegorik yapıt olan “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” şüphesiz Türk edebiyatının en güçlü romanlarından biri.